Bağırsak Mikrobiyotası (Mikroorganizmaları) Ve Nörodejeneratif Hastalıklar (Beyin Dokusunun Bozulması) Arasındaki İlişki

Bağırsak mikrobiyotasının, irritabl bağırsak sendromu ve ülseratif kolit gibi sindirim sistemi hastalıklarındaki olası etkileri yıllardır bilinmektedir.

Son yıllarda özellikle nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde de rollerinin olduğunu gösteren çalışmaların sayısı gittikçe artmaktadır.  

Şimdiye kadarki en güçlü kanıtlar: multipl skleroz (MS), Parkinson hastalığı ve otizm spektrum bozukluğu (ASD) ile ilgilidir. Ortaya çıkan bulgular ayrıca, Alzheimer hastalığı, felç ve amiyotrofik lateral skleroz gelişiminde rol oynayan değişmiş mikrobiyal (mikroorganizma) çeşitliliğe de işaret etmektedir.

İrlanda Cork üniversitesi anatomi ve sinirbilim profesörü Dr. John Cryan; sağlıklı ve faydalı bakteri türleri açısından zengin bir bağırsak yapısının, yaşlandıkça beyin sağlığı için gerekli olduğunu ifade etmiştir.

Şubat 2020′ de bir nöroloji dergisi olan Lancet Neurology’ de yayınlanan bir araştırmada; bağırsak mikrobiyotasının beyni etkileyebildiği, nörolojik ve davranışsal değişikliklere neden olabildiği saptanmıştır.

Multipl Skleroz

Bağırsak mikrobiyotasının “bağışıklık sisteminin gelişimi ve olgunlaşmasındaki temel rolü göz önüne alındığında” multipl skleroz patogenezinde rol oynaması şaşırtıcı değildir.

2016 yılında Avrupa Nöroloji Dergisi’ nde yayınlanan bir çalışma, erken başlangıçlı pediatrik (çocukluk çağı) multipl skelroz’ lu (MS) 18 hasta ile otoimmün bozukluğu olmayan 17 sağlıklı çocuğun bağırsak mikrobiyotaları karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada MS hastalarında kontrol grubuna kıyasla mikrobiyota da bulunan bakteri içeriğindeki bozulmalar gösterilmiştir.

Fareler üzerinde yapılan deneysel çalışmalar, bağırsak mikrobiyotasının fare beyninde miyelin üretimini düzenlediği ve kan-beyin bariyerini sağlamlaştırdığını göstermiştir. Kan-beyin bariyerindeki bozulmalar, bağırsak mikrobiyotasının düzeltilmesi ile iyileşmektedir.

MS’ te belirtileri ve tekrar sıklığını azaltmak için mikrobiyota hedefli tedavi stratejilerinin fizibilitesini ve etkinliğini araştırmak için halen yapılacak daha büyük bilimsel çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Parkinson Hastalığı

Birçok Parkinson hastası, motor (kas gücü ve koordinasyonu) belirtilerin ortaya çıkmasından yıllar önce fonksiyonel bağırsak semptomları yaşamaktadır. Bir dizi küçük çalışma, Parkinson hastalarında bağırsak mikrobiyotasının içeriğinin değiştiğini göstermiştir. 2016 yılında yapılan bir çalışmada, Parkinson hastalarından farelere dışkı mikrobiyotasının nakli, motor bozukluklara ve nöroinflamasyona (yangı) yol açmış ve oluşan davranışsal belirtiler antibiyotik tedavisi ile düzelmiştir.

Araştırmacılar, Parkinson sendromlu bireylerin bağırsakta ki mukozal ve submukozal sinir liflerinde ve gangliyonlarında α-sinükleinin varlığını bildirmişlerdir. Preklinik kanıtlar, α-sinükleinin vagus siniri yoluyla bağırsaktan beyne taşınması olasılığını desteklemektedir.

Ayrıca bağırsak mikrobiyotası, levodopa gibi ilaçlarla etkileşim yoluyla Parkinson klinik seyrini etkileyebilir. Araştırmacılar, Parkinson hastalarından ve sağlıklı kontrollerden alınan insan dışkı süspansiyonlarını kullanarak, farklı bağırsak mikrobiyotaları arasında levodopanın metabolizmasında (etkinliğinde) önemli değişkenlik gözlemlemişlerdir.

Detay Link